Üzülme! Davanın sahibi Hak’tır. 
Hak olan davada zafer muhakkaktır. 
        N.F.KISAKÜREK

  “Dava” kelimesini sık sık duyarız. Genelde muhafazakâr kesim kullanır ama herkesin kendisine göre bir davası olabilir. Ben bu yazımda siyasette kullanılan “Dava” kelimesi üzerine bir şeyler yazmak istedim.

“Dava” kelimesinden benim anladığım; insanların inandığı değerlerin topluma hakim olması için uğruna mücadele verdiği, fedakarlık yaptığı, bedeller ödediği bir idealler bütünüdür. Bu uğurda birçok alanda faaliyet gösterilebilir. Bunlardan birisi de siyasettir.


Ak Parti’nin 2001 yılında kurulduğunda bu “Dava” şuurunu kitlesel olarak görebilirsiniz. Toplumun birçok kesimi Ak Parti’de kendisinden bir şeyler buldu. Özellikle muhafazakâr yapıdaki insanlar inanç özgürlüğü alanında kendilerini dışlanmış, haksızlığa uğramış ve birçok alanda engellenmiş görüyordu. Örneğin; başörtüsü ile eğitim alma ve kamu kurumlarında  çalışma yasağı, bizzat benim de yaşadığım İmam Hatip Liselerine uygulanan üniversitelere girişte katsayı engeli gibi haksızlıklar ortaya bir “Dava” şuurunu çıkarmıştı. Bu konularda toplumda bir sorun olmamasına karşın o zamanki hükümetler engelleri kaldıran düzenlemeler yapamadılar. Ta ki Ak Parti’nin 2001 yılında siyaset sahnesine çıkana kadar. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaparken Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden görevden alınan ve Yusufiye medresesine konulan Sn. Recep Tayyip Erdoğan, “Dava” arkadaşlarıyla birlikte Ak Parti’yi kurup seçime girdiler. Ardından halktan büyük destek alarak iktidara geldiler. O zamana kadar büyük sorun olarak görülen inanç özgürlüğünün önündeki engelleri teker teker kaldırarak bugün artık sorun olmaktan çıkardılar. Toplumun büyük kesimi bundan memnun oldu. Allah yapanlardan razı olsun. Tarihte hayırla yad edileceklerdir.


İnanç özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasıyla o dönemki “Dava’nın” amacı da hasıl olmuş oldu. Bu güzel bir gelişme gibi görünsede ilerleyen yıllar içerisinde “Dava” bilincinin yitirildiğini, hem halk olarak hem de yöneticiler olarak rehavete kapılındığını görüyoruz. Bu da beraberinde birtakım problemlerin habercisi olmaya başladı. 31 Mart yerel seçimlerinde el değiştiren büyükşehir belediyeleri bunun en büyük örneği. Ne yazık ki birçok kişi ve kurumda yozlaşmalar görülmeye başlandı. Artık bir Koçibey Risalesi yazılması vakti geldi. Yapısal yeniliklere ihtiyaç duyuluyor ki yozlaşma etkisini kaybetsin. Aksi durumda ilerleyen süreçte daha çok şeyin kaybedilme tehlikesinin işaretleri belirmeye başladı.


Artık “Dava”nın güncellenmesi gerekmektedir. 

Ve bence yeni “Dava”; “Adalet ve Ekonomi” olmalı.

Selametle…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Meryem Koç Atalay 1 ay önce

i̇çeriği çok önemli buldum tespitler yerinde..allah kalemine güç versin kardeşim ,devam...

banner150

banner153

banner148

banner188