“İnsanların temel gereksinimi olan gıdanın eşit ve adil dağıtılmadığı bir dünya güvenli değildir.”
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütüne göre çöpe giden yiyecekler yaklaşık 2 milyar insanın doymasına yetiyor. Dünya genelinde her yıl 1,3 milyar ton gıda atığı oluşuyor.
Günümüzde yaklaşık 821 milyon insan açlık çekerken, 2 milyar insan aşırı kilolarıyla, 600 milyon da obeziteyle mücadele ediyor.
Günlük 4 milyon 900 bin ekmeğin çöpe atıldığının tespit edildiği Türkiye’de ise bir yıl içinde 1,7 milyar ekmek heba olduğu, 214 milyar liralık gıda israfının yapıldığı belirlendi.
Geçtiğimiz hafta “Kanayan Yara Göç” konulu yazımda göçle tarımı ve hayvancılığı, köyle kenti ilişkilendirmiş; bu hafta ise tarım ve israf konusunda İnebolulu iş adamı Sayın Mehmet Reis’in çözüm önerilerine yönelik fikirlerine yer vereceğimi yazmıştım.
Mehmet Reis, Reis Gıda olarak sosyal sorumluluk projeleri kapsamında birçok girişimleri olduğunu, bilinçli gıda tüketimi ve üretimi için sürekli çalıştıklarını ifade ederek kamuoyunda farkındalığı artırmayı, konunun aciliyetine dikkat çekmeyi ve çözüme yönelik adımların hızlandırılmasını amaçladıklarını kaydetti.
İsrafı önleme, kaynakları daha verimli kullanma, gıda atık miktarını azaltma, geri dönüşüme önem verme bilincinin etkinleştirilerek yaygınlaştırılması gerekliliğini savunan Reis, bunun yanında ise uzun yıllar kendini tarım ülkesi olarak niteleyen ve tarımın dünyada ilk geliştirildiği coğrafyanın üzerine kurulu ülkemizin üretimde kendine yeten, tükettiğinden fazla üreten, ihracatını artıran cari açıktan kurtulup cari fazla veren bir ülke olmasının; nitelikli, yüksek kalitede, katma değerli üretim artırıcı gerekli iradeyi göstererek kararlı olmasından geçtiğine işaret etti.
Reis’in 22 başlıkta hazırladığı ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için sorunların tespit edilip, üretim artışına gidilmesi gerekliliğine vurgu yaptığı konu başlıkları ise şöyle:
Tarım arazileri tarım amacı dışında kullanılmamalı ve parçalı dağınık yapısına yönelik düzenlemeler tamamlanmalı.
Havza Bazlı Destekleme Modeli kapsamında iklim, toprak, su gibi unsurlar iyi analiz edilerek verimliliği daha yüksek ürün çeşitlerinin havzaları oluşturulmalı. (Nohut Havzası, Fasulye Havzası gibi.)
Sulanabilen arazi miktarları arttırılmalı.
Başta damlama sulama sistemi olmak üzere mevcut su kaynaklarının etkin kullanımı yaygınlaştırılmalı.
Toprak ve su kaynaklarını kirleten sanayi kuruluşlarına asla müsaade edilmemeli.
Tohum, zirai ilaç ve gübrede yerli üretim arttırılmalı, girdi maliyetleri düşürülmeli.
Gübre, ilaç kullanımı, sulama ve tohum konusunda üretici bilgilendirilmeli, yönlendirilmeli ve danışmanlık hizmeti verilmeli.
Milli olan yerli ve yerel tohumlar korunmalı ve ıslah edilmeli.
Verim ve kalitenin düşmemesi için tedbir alınmalı.
Hastalık ve zararlılarla kuraklık ve don gibi risklere dayanıklı verimi daha yüksek ürün çeşitleri geliştirilmeli.
Küresel iklim değişimi dikkate alınarak, iklime duyarlı tarımsal üretim modelleri geliştirilmeli.
Doğal kaynakları koruyan, çevreye en az zarar yaratacak biçimde üretim planlanmalı.
Teknolojiyle takviye edilmiş katma değerli tarım teşvik edilmeli.
Üreticinin mağdur olmaması için ekilen ürün güvence altına alınmalı. Ayrıca tarım sigortasından kapsamlı yararlandırılmalı.
Kamu kuruluşları, üretici ve sektör temsilcileri koordinasyon içinde çalışmalı.
Üretimden vazgeçen üretici yeniden üretime yönlendirilmeli.
Genç nüfus tarımsal üretime özendirilmeli ve teşvik edilmeli. Çiftçilik cazip ve kârlı hale getirilmeli, aile çiftçiliği desteklenmeli.
Üretimde ürün çeşitlendirilmesine gidilmeli.
Toprak Mahsulleri Ofisi stratejik ürünlerde alım garantisi vermeli, destekleme fiyatları ekim öncesi açıklanmalı.
Yerli üretim ve yerli malı tüketim ön plana çıkarılmalı.
Türkiye’nin dünyaya açılan global markaları olmalı.
Yurt içi tüketim, dış satım potansiyeli dikkate alınarak ekilecek ürün çeşidi ve miktarı konusunda üretim planlaması yapılarak ve bu doğrultuda üretici yönlendirilmelidir.
Bunlara ek olarak Mehmet Reis insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için yeterli gıdayı almaları ve bu gıdaların güvenilir olmasının insan haklarının esasını oluşturduğuna dikkat çekerek “İnsan Hakları Evrensel beyannamesinde de belirtildiği gibi insanların temel gereksinimi olan gıdanın eşit ve adil dağıtılmadığı bir dünya güvenli değildir.
Aslına bakarsak dünyada yeterli miktarda gıda üretilmektedir. Burada önemli olan doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretimin ve adaletli paylaşımın gerçekleştirilmesidir” dedi.
Neden sonuç ilişkisi içerisinde yapılması gerekenler ortada…
Mehmet Reis gibi taşın altına elini koyanlar, mesaisini daha çok kazanmak değil daha adil düzen üzerine kuranlar var…

Kulakları kapatmanın, görmezden gelmenin manası yok…
Lazım olan biraz gayret biraz da insaf sadece…
Selam ve dua ile…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner150

banner153

banner148

banner188