Merhaba sevgili okurlar.
Yaklaşan mahalli idareler seçimleri öncesinde Türkiye’de gündem bir hayli yoğun. Dış politikada ABD ile yakınlaşma süreci neticesinde bir çok adımlar atıldı. Bunların başında da muhtemel “Fırat’ın Doğusu” na yönelik hareket var. Malumunuz  Suriye’nin kuzeyinde DEAŞ’la mücadele kapsamında koalisyon güçlerince desteklenen PKK’nın organik bağı konumundaki YPG uzunca bir süredir etkin durumda. Bölgeyi Kürtleştirme amacı ile pek çok Arap ve Türkmen aşiretlerini göçe zorlayarak nüfus dengelerini oldukça bozdular. Aynı zamanda Türkiye’nin en uzun sınırına sahip bir ülke olarak Suriye’nin kuzeyinde PKK ile birlikte hareket eden bir örgütün varlığı elbette ülkemiz için çok büyük bir risk. Hele ki DEAŞ’a karşı kullanmak üzere aldıkları ağır silahlar ile bu tehdit günden güne büyümekte. 

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD Başkanı Trump ile yaptığı görüşme neticesinde ABD askerlerinin Suriye’den çekilme süreci fiilen başlamış oldu. Erdoğan 2016 yılında yapmış olduğu bir konuşmada aynen şu ifadeleri kullanmıştı:

“ABD ve Rusya’ya sesleniyorum. Senin ne işin var Suriye’de? Şu anda adeta işgalcisin, sen devlet terörü estiren, 400 bin kişinin katiliyle beraber hareket ediyorsun. Sivilleri öldürmeye devam ediyorsun. Türk askeri asla o tür eylemler içinde olmamıştır. Türkiye, orada 911 kilometrelik sınırıyla tehdit altında, elbette tedbirini alacak. Türkiye sadece tedbir alıyor, Rusya ise taarruzda. Rusya’nın o tür şeyleri konuşmaya hakkı yok. Biz kendimizi savunma noktasında her an hazırlıklı olmak mecburiyetindeyiz. Kaldı ki orada soydaşlarımız da var. Ey Rusya, senin burada sınırın mı var, soydaşların mı var? Neymiş, Esed çağırmış. Her çağrılan yere gitmek diye bir şey var mı?”

Aradan 3 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra ABD’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği yola gelmesi gerçekten takdire şayan bir durumdur. İnanıyorum ki vereceğimiz en az kayıpla Suriye’nin kuzeyini terör odaklarından temizleyeceğiz. 
İçerde ise temel gündem maddesi açıklanan asgari ücret rakamı. Brüt 2558 TL, net 2020 TL olarak belirlenen asgari ücretin enflasyon değerlerinin üzerinde olması çalışanları bir hayli sevindirmişe benziyor. İşverenler açısından ise belki de sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor. İşçi maliyetleri artan işverenler sorunun çözümü olarak personel çıkarmak yada ürünlere zam yapmanın planlarını yapabilirler. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde enflasyonun yükselmesi söz konusu olacak. Gelgelelim yakın geçmişte artan döviz kurunu bahane ederek neredeyse tüm ürün gruplarında yapılan fahiş zamların hiç birisi geri alınmış değil. Dolayısıyla işverenlerin menfi yönde harekete geçmelerini kısa vadede beklemiyorum. Devlet gerekli denetim ve kontroller neticesinde haksız kazanç sağlayan ve fahiş fiyat arttırımına giden firmalara gerekli uyarıları ve cezaları halihazırda kesmekte. 2018 yılında şirketlere 9 ay boyunca uygulanan asgari ücret desteğinin de 2019 yılında 12 boyunca süreceği açıklandı. Aynı zamanda bölgesel istihdam teşviği de 1 yıl uzatıldı. Son olarak 51 il ve 2 ilçede işverenlere sağlanan 6 puanlık SGK teşviği de devam edecek.  Bir güzel haber de tüketici için geldi ve enflasyonu dizginlemeye yönelik olarak enerji ve akaryakıt kalemlerinde son derece yerinde bir uygulama ile indirime gidildi. 

2019 yılına bir hafta kala Türkiye’nin önünde bölgesel ve küresel ölçekte oldukça yoğun geçmesi beklenen bir süreç var. Allah’ın izni ile bu süreçten daha da güçlenerek çıkacağız. Yeter ki bir ve beraber olmaya devam edelim. Unutmayın ki hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2019 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar diliyorum.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Hasan 6 ay önce

ssasaysayisayinsayin vekilim kalemine sağlık...

banner150

banner153

banner148

banner188