Mali müşavirlerin üst birliği olan TÜRMOB Yönetim Kurulu geçtiğimiz günlerde bir karar 1 alarak
meslek mensuplarının mali müşavirlik mesleği yanında, iş güvenliği uzmanlığı da yapabileceklerine
karar verdi. Nereden baksan her yönüyle malul bir karar bu. Mali müşavirlik ile iş güvenliği uzmanlığı
arasında zerre ilgi yok. Hiç ilgi yok denilemez ama o kadar aykırı meslekler ki bu ilgi nasıl kurulmuş
anlamak adeta imkânsız.

Gerçi İş Sağlığı ve Güvenliği Kanuna 2 eklenen bir madde ile “Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli
belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine
getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle: 10.9.2014-6552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli
belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri
işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe
giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler”
denilmektedir.

Bu değişikliğe istinaden 29 Haziran 2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan
Yönetmelik 3 ile bunun nasıl yapılacağı değişik veçheleri ile açıklanmıştır. Bu kanun değişikliği ve
yönetmelikle getirilen kolaylıktan yararlanarak bazı işveren ve veya işveren vekilleri bu belgeyi
almışlar ve kendi işyerlerinde iş güvenliği hizmeti vermeye başlamışlardır. Bu düzenleme ile alınan
belgeler sadece kendi işyerleri için geçerlidir. Bu belge ile üçüncü şahıslara ait iş güvenliği hizmetinin
verilmesi mümkün değildir. Hal böyle iken eniştem beni niye öptü diye sormak hakkımız değil mi?
Şimdi bu düzenlemeler ve 3568 sayılı yasa ortada iken TÜRMOB acaba hangi gerekçelerle bu kararı
almıştır? İş güvenliği uzmanı, genelde üniversitelerin teknik ve mühendislik fakültelerinden mezun
olanların iş alanı iken bizim gibi sosyal bölüm mezunlarının bu işe ne kadar ilgisi olabilir? Bizim
mesleğimize hasbelkader giren bazı mühendisler ve diğer ilgili bölümlerden meslektaşlarımız varsa ki
ben sayılarının çok olduğunu düşünmüyorum onlarla ilgili bu istisnai karar mesleğimize ne katkı
sağlayacaktır?


Ben işin öyle olduğunu hiç düşünmüyorum. Bazı şirket şeklinde örgütlenen meslektaşlar şirket
bünyesinde iş güvenliği uzmanı da barındırıyor olabilir. Muhasebe ve denetim yanında bu hizmeti de
vermek isteyen bu şirketlerin veya ortaklıkların önünün açılmak istendiği gibi bir kanaat var bende.
Yoksa biz mali müşavirler yaptığımız muhasebe ve mali müşavirlik hizmetimizin ücretini almakta bile
zorlanırken niye bir iş daha üstlenelim ki?



Bu işin istismarının hangi boyutlara ulaştığını görmek için fazla beklememiz gerekmez. Çok yakında
mevcut müşterilerimizin “abi biz muhasebe yanında iş güvenliği hizmeti de veriyoruz” diyerek
elimizden nasıl tek tek alındığını görmeye başlarız. Öyle ya işveren neden belge alarak kendini
sıkıntıya soksun bedava bu işi yapmaya teşne insanlar varken? Neden dışarıdan hizmet satın alarak
oraya da para ödemek zorunda kalsın? Bence bu karar alelacele alınmış bir karar olarak
değerlendirilmeli ve işin suiistimal boyutları da düşünülerek iptal edilmelidir. Zaten sosyal medyada
bağımlı çalışan bazı arkadaşlar “bu yetki serbest çalışanlara verildi de bize niye verilmedi? Bizim
başımız kel mi?” demeye başladılar bile…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×