gphaber

Başbakan Feshane'de düzenlenen programda Kastamonulular ile buluştu.

GÜNCEL

Başbakan Erdoğan Feshane'de düzenlenen programda Kastamonulular ile buluştu.

Başbakan Erdoğan Feshane'de düzenlenen programda Kastamonulular ile buluştu. Katılımcılar ile yemek yiyenBaşbakan Erdoğanyemek öncesi bir konuşma yaptı. Temiz siyaset yaptıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, "Biz siyaseti kirletenlerden olmadık. Siyaset bizim için millete hizmetin bir yoludur. Hizmetlerimiz sayesinde 3 Kasım sonrasındaki



her seçimde milletimiz bize teveccühünü gösterdi. Biz siyaseti yalan üzerine kuranlardan olmadık. Siyaseti mal mülk edinmek için bir araç görenlerden hiç olmadık. Milletimizin bugüne kadar görmediklerini onlara devlet olarak takdim eden bir kadronun aktörleri olduk." diye konuştu.











Milli eğitime ayırdıkları bütçenin birinci sıraya yerleştiğini belirten Erdoğan, "En büyük kadroyu her yıl milli eğitime veriyoruz. Çünkü Türkiye'nin eğitim öğretim sorununu çözmediğimiz sürece kalkınmayı gerçekleştiremeyeceğimize inanmıştık. Bunun adımlarını attık atmaya devam ediyoruz. Milli eğitimde çok önemli bir adım atıyoruz. Artık kara tahtalara son veriyoruz. 4 sene içinde Türkiye'deki tüm okullarımızın tüm dersliklerimizin hepsine akıllı tahtayı yerleştireceğiz. Yavrularımızın eline deelektronikkitaplarını vereceğiz. Bunlar tamamıyla ücretsiz olarak devletin yavrularına takdimi olacaktır. Dört yılda bu projeyi bitireceğiz. Dünyanın en ileri teknolojisi neyse bu ülkeye o gelecek." ifadelerini kullandı.














Başbakan Erdoğan konuşmasında kendisine yönelik küfür olarak yorumlananCHPLideri Kılıçdaroğlu'nun sözlerine de üstü kapalı göndermede bulundu. Erdoğan, "Bizim üslubumuz Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş'ın, Mehmet Akif'in dilidir. Hani Mevlana diyor ya, 'Dil gönlün aynasıdır, dil insanın içinde ne varsa onu söyler' Bizim içimizde aşk var, sevda var. Bizim içimizde millete hizmet sevdası var. Bizim içimizde kardeşlik ve dayanışma var. Biz tüm Türkiye'nin dili ile konuşuruz. Eleştireceğimiz zaman ölçüyü kaçırmaz edep dairesinden çıkmayız. Bizde öfkenin dili bile bir nezaket taşır. Hacı Bektaşi Veli öyle diyor: Eline, diline, beline hakim olacaksın. Bunu yaptığın sürece hiçbir şey kolay kolay olmaz." ifadelerini kullandı.





12 Eylül halk oylamasında CHP, MHP, BDP ve terör örgütünün aynı safta buluştuğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Zaten mecliste kendileri ile anlaşamadık. Hepsi bir araya geldiler. Partilerinin kapanmasından dert yananlar ki bunlardan en önemlisi BDP'dir. Partilerin kapatılmasını önlemeye yönelik maddede parlamentoda bize destek vermedi. Ondan sonra çıktı partilerimiz kapatılıyor diye dert yand.AK Parti karşısında blok oluşturdular. Bugün üsluplarıyla kışkırtmalarıyla bu partiler Türkiye sevdasında değil AK Parti karşıtlığında buluşmuş durumdalar. Kışkırtmayla, tahrikle, hakaret, küfür, istismar, şiddetle seçim sürecinde oy kapmanın ihtirası içindeler. Açık söylüyorum. Bunları muhatap almayacağız. Bunlara aldanmayacağız. Onların dili ile ne ben, ne arkadaşlarım konuşmayacağız. Onların seviyesine düşmeyeceğiz. Biz işimize bakacağız. Biz eserlerimizle konuşacağız." şeklinde konuştu.






Erdoğan, Feshane Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Kastamonulular Gecesi''nde yaptığı konuşmada, bugün İstanbul için olduğu kadar Türkiye için de tarihi önem arz eden bir projeyi açıkladığını hatırlatarak, alternatif güzergahlar içinde belirleyecekleri bir hat üzerinden Karadeniz'i Marmara'ya bağlayan bir kanal inşa edeceklerini anımsattı.

Boğazı tanker trafiğinden kurtararak, adeta bir yaşam merkezine dönüştüreceklerini belirten Erdoğan, ''İstanbul'un batısında, Kanal İstanbul'un Marmara'ya açıldığı yerde kurulacak şehri, önümüzdeki iki hafta içinde açıklayacağım. Bu şehir, yeni bir çekim alanı değil, aslında bu şehirle yoğunlaşmanın olduğu yerlere yeni bir teklif sunacağız'' dedi.

Bu projeye de bir belediyeci gözüyle yaklaştığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İstanbulumuzun bir çok yeri İstanbul'a artık yakışmıyor. Buralarda kaçak binalar, çirkin binalar var. Biz vatandaşlarımıza teklif götüreceğiz valilerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız vasıtasıyla. Diyeceğiz ki; 'Kardeşim, bak burası herhangi bir depremde gidebilir. Biz burada herhangi bir sıkıntıyı yaşamak istemiyoruz. Evleriniz hazır, size gelin şuralardan ev verelim'. Anadolu yakasında oturanlara Anadolu yakasında, Avrupa yakasında oturanlara Avrupa yakasında... Eğer arazi kendisininse arazi dahil her şeyi yapacağız. Bu noktada ölçeceğiz, biçeceğiz, neyse bedeli onun karşılığında orada kendilerine yer vereceğiz. Ama 'Yok, ben burada oturmak istiyorum' diyenlere bir teklif daha götürüyoruz; 'Biz buraları yıkacağız, yıkmaya mecburuz, o zaman burada yapacağımız konutlardan size konut verelim ki bizim artık gözümüz arkada kalmasın. Bu süre içinde de nerede oturacaksan git otur, kiranı da biz vereceğiz'. 'Yok, ben bunu da istemiyorum'. 'O zaman kusura bakma, kamulaştıracağız, paranı vereceğiz'. Daha ne yapalım.''

İstanbul'un fay hattında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, ''Allah göstermesin yarın bir deprem oldu. Yıkıldığı zaman 'Hükümet ne yaptı, belediye ne yaptı? Bunlar gelip bakmadılar. Şu kadar can gitti' derler mi? Derler. Biz bunları yaşamak istemiyoruz. Hele hele dünyanın en güzel şehirlerinden birisi, İstanbul bunu yaşamasın istiyoruz'' dedi.

Kendisinin bir İstanbul aşığı olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Aslen Rizeliyim ama burada doğdum, burada büyüdüm, Kasımpaşa'da doğdum, Kasımpaşa'da büyüdüm. Bunları yaşamayalım istiyorum. İstanbul'un neresinde ne var, bunu biliyorum. Ama diyorum ki hep beraber İstanbulumuzu bu kentsel değişim ve dönüşüm kapsamında çözelim istiyorum. Hedefimiz, bu iki yakada toplamda 2.5-3 milyonluk iki yeni şehir. Bunlar da bu dediğim yerlerdeki sıkıntıları aşmamız için gayet güzel bir uygulama olacak ve bu uygulamayla da birlikte yeni yapılanmayı, gayet güzel bir planlamayla projelendireceğiz'' şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyaseti kirletenlerden, siyaseti kirli emellerine alet edenlerden olmadıklarını, siyasetin kirli yüzünü temsil edenlerden de olmayacaklarını belirterek, ''Siyaset bizim için millete hizmetin bir yoludur, yöntemidir, aracıdır'' dedi.

Erdoğan, Feshane Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Kastamonulular Gecesi''nde yaptığı konuşmada, Kastamonu'nun 12 Eylül halk oylamasında yüzde 63 gibi yüksek bir oy oranıyla, Türkiye ortalamasının üzerinde bir destek verip, ''evet'' demek suretiyle farklılığını, ayrıcalığını bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

12 Haziran seçimleri kapsamında 4 Mayıs'ta hem bir teşekkür ziyareti yapacağını hem de Kastamonu mitingini gerçekleştireceğini belirten Erdoğan, 12 Haziran seçimlerinde de İstanbul'da yaşayan Kastamonululardan büyük destek beklediğini ifade etti.

''Biz hamd olsun siyaseti kirletenlerden, siyaseti kirli emellerine alet edenlerden olmadık, siyasetin kirli yüzünü temsil edenlerden hiçbir zaman olmayacağız. Siyaset bizim için millete hizmetin bir yoludur, yöntemidir, aracıdır. 3 Kasım seçimlerine girerken sene 2002, plan, proje, hedeflerimizle girdik ve milletin teveccühüne mazhar olduk.

Hep bir şey söyledik, 'Ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız' ve o bizim yol haritamızı bugüne kadar uyguladık, uygulamaya devam edeceğiz. Hizmetlerimiz sayesinde, eserlerimiz sayesinde, 3 Kasım sonrasındaki her seçimde milletimiz artan oranda bize teveccühünü gösterdi, göstermeye de devam ediyor. Biz siyaseti yalan üzerine kuranlardan olmadık. Siyaseti, istismar üzerine bina edenlerden hiç olmadık. Siyaseti, nüfuz sağlamak, ikbal edinmek, mal mülk edinmek için bir araç görenlerden hiç olmadık.''

Milletle her zaman samimi bir iletişim içinde olduklarını, milletin bugüne kadar görmediklerini onlara devlet olarak takdim eden bir kadronun aktörleri olduklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Milli eğitim bütçesi nerelerdeydi, şimdi nerede, milli savunma bütçesi neredeydi, şimdi nerede? Milli savunma Bakanlığı bütçesi biz geldiğimizde birinci sıradaydı, şimdi altıncı sırada. Milli eğitimin bütçesini ise geldik hiç tereddütsüz birinci sıraya yerleştirdik ve birinci sırada olmaya devam edecek. En büyük kadroyu her yıl milli eğitime veriyoruz. Çünkü Türkiye'nin eğitim-öğretim sorununu çözmediğimiz sürece kalkınmayı gerçekleştiremeyeceğimize inanmıştık, bunun da adımlarını attık, atmaya da devam ediyoruz.''

-''MİLLİ EĞİTİMDE ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYORUZ''-
Başbakan Erdoğan, milli eğitimde önemli bir adım attıklarını, kara tahtalara son verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

''4 sene içinde Türkiye'deki tüm okullarımızın hepsine akıllı tahtayı yerleştireceğiz. Akıllı tahta derken, aklınıza sadece bir elektronik mekanizma gelmesin. Bu akıllı tahta aynı zamanda bilgisayar donanımlı bir akıllı tahta olacak. Yavrularımızın eline de elektronik kitaplarını vereceğiz ve bunlar tamamıyla ücretsiz olarak devletin vatandaşına, yavrularına takdimi olacak. Bizim ülkemizin çocukları, George'un, Hans'ın çocuğundan geri değil. Onlar neyi görüyor, neyi yaşıyorsa, bizimkiler de onu görecek, onu yaşayacak. O özgüvenle, o onurla büyüyecekler. Tüm hazırlıklarımızı bitirdik. Konuyla ilgili ihale hazırlıkları bitmek üzere, 4 yıl içinde bütün dersliklerimize akıllı tahtalarımız yerleşecek, bütün çocuklarımıza elektronik kitaplar verilecek.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yalan söyleyerek, popülizm yaparak, kışkırtarak, istismar ederek değil; gerçekleri konuşarak, yaptıklarını göstererek, yapacaklarını anlatarak milletin huzuruna çıktıklarını ve partisiyle diğer partiler arasındaki farkın da 12 Haziran seçim sürecinde bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.

Erdoğan, Feshane Uluslararası Fuar Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen ''Kastamonulular Gecesi''nde yaptığı konuşmada, ''Emaneti milletten aldık, hesabı da millete veririz'' diyerek, milletin rotasında yürüdüklerini kaydetti.

Kastamonuluların kendilerini bu yolda yalnız bırakmayacağına inandığına işaret eden Erdoğan, ''Yalan söyleyerek, popülizm yaparak, kışkırtarak, istismar ederek değil; gerçekleri konuşarak, yaptıklarımızı göstererek, yapacaklarımızı anlatarak biz milletin huzuruna çıkıyoruz'' diye konuştu.

Kastamonu'nun Türkiye'nin şehirleri arasında gerçekten çok farklı bir yerde durduğunu, manevi noktada farklı bir konumu bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Kastamonu'nun, Şeyh Şaban-ı Veli'nin memleketi, Ahmet Yesevi'nin yol arkadaşı Yusuf Horasani'nin, yani Deveci Sultan'ın şehri, Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Halime Kaptan'ın şehri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, Kastamonu'nun düşman işgaline uğramadığı halde en fazla şehit veren illerden biri olduğunu, Çanakkale Savaşı'nda da en fazla şehit veren ilin yine Kastamonu olduğunu vurgulayarak, bugün Türkiye'de, İstiklal Marşı'nın yanı sıra ''Havada Bulut Yok Türküsü'' ve ''Çanakkale Türküsü'' nün en fazla bilinen, herkesin ortak hissiyatını yansıtan, herkesi duygulandıran ezgilerden olduğunu dile getirdi.

Çanakkale Türküsü'nün, bilinenin aksine bir Kastamonu türküsü olduğunu ifade eden Erdoğan, türkünün, Kastamonu'dan ''Ana ben gidiyorum düşmana karşı'' diyerek ayrılan yiğit gençleri anlattığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şunu tüm samimiyetimle söylüyorum; Eğer biz Kastamonu'ya, İstanbul'a, Türkiye'ye hak ettiği hizmetleri getiremezsek, kendimizi, bütün bu ulu insanlara yüz çevirmiş sayarız. Eğer üzerimizdeki emanetin hakkını yeterince vermezsek, bütün bu ulu insanların, tüm bu şehitlerin karşısında biz mahcup oluruz. İşte onun için ayrım yapmadan, ayrımcılık yapmadan, doğuyu batıdan, kuzeyi güneyden ayırmadan 8,5 yıl boyunca hizmet ürettik, aynı heyecanla, aynı aşkla ve sevdayla hizmet üretmeye devam ediyoruz. Bizim dilimiz, Kastamonu'nun o güzel dilidir. Bizim dilimiz, Şabanı Veli'nin, Yusuf Horasani'nin dilidir. Bizim üslubumuz, Yunus Emre'nin, Mevlana'nın, Hacı Bektaş'ın, Mehmet Akif'in dilidir. Mevlana diyor ya 'Dil, gönlün aynasıdır. Dil, insanın içinde ne varsa, onu söyler' diye...''

-''BİZ TÜM TÜRKİYE'NİN DİLİYLE KONUŞURUZ''-
İçlerinde aşk, sevda, millete hizmet sevdası, kardeşlik ve dayanışma olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Onun için biz, Kastamonu'nun diliyle konuşuruz. Biz, Anadolu'nun, Trakya'nın diliyle konuşuruz. Biz tüm Türkiye'nin diliyle konuşuruz. Eleştireceğimiz zaman da öveceğimiz zaman da ölçüyü kaçırmaz, edep dairesinden çıkmayız. Bizde öfkenin dili bile bir nezaket taşır'' şeklinde konuştu.

Hacı Bektaşı Veli'nin ''Eline, diline, beline hakim olacaksın'' dediğini anlatan Erdoğan, ''AK Parti ile diğerleri arasındaki fark, 12 Haziran seçim sürecinde bir kez daha net olarak ortaya çıkmıştır. Meydanlarda bunu zaten görüyorsunuz'' dedi.

Erdoğan, 12 Eylül halk oylamasında CHP, MHP, BDP ve terör örgütünün aynı safta buluştuğunu, partilerinin kapanmasından dert yananların partilerin kapatılmasını engellemeye yönelik maddede parlamentoda kendilerine destek vermediğini anlatarak, bu partilerin AK Parti'nin önünde set oluşturduklarını belirtti.

Bu partilerin kışkırtmaları, tahrikleriyle Türkiye sevdasında değil, AK Parti karşıtlığında buluştuklarını vurgulayan Erdoğan, bu partilerin kışkırtma, tahrik, hakaret, küfür, istismar ve şiddetle seçim sürecinde oy kapmanın ihtirası içinde olduklarını kaydetti.

Bunları muhatap almayacaklarını, bunlara aldanmayacaklarını ve bunların seviyesine de düşmeyeceklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Biz işimize bakacağız, çünkü ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Biz, eserlerimizle, yaptıklarımızla ve yapacaklarımızla konuşacağız. Ziya Paşa'nın güzel bir beyiti var; Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri'' şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefet partisinin üçüncü köprüye de karşı çıktığını belirterek, ''Birinci köprüde de karşı çıktınız, ikinci köprüde de ama şimdi tıpış tıpış üzerinden geçiyorsunuz. Karşı olduğunuz köprünün üzerinden niye gidip geliyorsunuz, sandalla gidin'' dedi.

Erdoğan, Feshane Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Kastamonulular Gecesi''nde yaptığı konuşmada, İstanbul'un Beykoz ilçesindeki kentsel çarpıklığa dikkati çekerek, ''Öyle bir yapılanma var ki, bir yangın çıksa itfaiye arabası oraya giremez. Birçok yer böyle. Sorumluluk mevkisindeki bir insan olarak bakıyorsun boğaza nazır bir yer, bir de eve bakıyorsun hak getire. Dünya güzeli bir şehre yakışmıyor'' diye konuştu.

Ankara'da kentsel dönüşüm uygulamasını gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, TOKİ ve Ankara Büyükşehir Belediyesinin 6 bine yakın aileyle yaptığı anlaşma sonunda tüm binaların yıkıldığını ve ailelerin kiralarının ödendiğini, vatandaşların önümüzdeki haftalarda binalarına taşınacağını söyledi.

81 vilayetin tamamında TOKİ'nin bu şekilde inşaatları bulunduğunu, bu projelerle kentlerin değiştirildiğini ve dönüştürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, ''İstanbulumuzda inşallah bu adımla farklı bir çehreyi göreceğiz. Batıda, İstanbul içinde aynı zamanda bu adım trafiği de rahatlatacak. Yeni bir düzenli şehri, bir turizm merkezi olarak buraları inşa etmiş olacağız'' dedi.

-KANAL İSTANBUL PROJESİ-
Kanal İstanbul Projesi'nin yaklaşık 10 yıllık bir proje olduğunu belirten Erdoğan, ''İnşallah bunu daha da aşağı çekme şansımız olacak. Ama şu andaki ön çalışmalarımızda ortaya çıkan bu. Finans noktasında herhangi bir sıkıntımız söz konusu değil. Rahatlıkla bunu yapabilecek durumdayız. 2023 hedeflerimizi bu büyük projeyle taçlandıracağız'' şeklinde konuştu.

Marmaray Projesi'ni, Sultan Abdülmecit'in 1856 yılında mimari olarak çizdirdiğini, üzerinde çalıştığını anlatan Erdoğan, ''O günden bize kadar hep konuştular ama yapamadılar. Bunu gerçekleştirmek bize nasip oldu. 2013'te Marmaray açılıyor ve denizin altından Asya-Avrupa geçişler tamam. Proje Pekin'i Londra'ya bağlayan bir projedir. Aslında bu projeyi açmış olacaktık. Niye engellendi biliyor musunuz? Ne yazık ki hep o malum çevreler var ya, birinci ve ikinci köprüye karşı çıkanlar... Şimdi CHP zihniyeti açıklama yaptı, 'Üçüncü köprüye karşıyız' diye. Her açıklamayı yapmışlar, seçim beyannamelerinde var. Siz zaten hangisine destek verdiniz ki? Birinci köprüde de karşı çıktınız, ikinci köprüde de ama şimdi tıpış tıpış üzerinden geçiyorsunuz. Karşı olduğunuz köprünün üzerinden niye gidip geliyorsunuz, sandalla gidin.''

Marmaray'da arkeolojik kazılar sebebiyle 4 yıl geciktirildiklerini anlatan Erdoğan, ''Çanak-çömlek türü şeyler çıktı ve dediler ki; 'Burada hazine var, şunlar var, bunlar var'. Bunlardan dolayı o kadar zaman kaybettik. İnsan öncelikli bir dünyada böyle bir yatırım, bunlardan dolayı engellenir mi? Batıda bile bakarsınız tarihi binalar bile varsa, onlar koruma altına alınır. Birçok ülkede bunları görürsünüz. İşlerine geldiği yerde 'istemezük' derler'' dedi.

-''3. KÖPRÜYE ŞİDDETLE İHTİYACIMIZ VAR''-
İstanbul-İzmir otoyolu ve hızlı tren projelerinin devam ettiğini, bu arada ikinci tüp geçit projesinin de Marmaray'ın biraz güneyinde temelini attıklarını belirten Erdoğan, üçüncü köprünün hazırlıklarının devam ettiğini, onun da ihalesinin bu yıl içinde gerçekleştirileceğini dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, ''Üçüncü köprüye şiddetle ihtiyacımız var, ağır vasıtaları ikinci köprüde bekletmek istemiyoruz. Onları tamamıyla üçüncü köprüye göndereceğiz, üçüncü köprüden 24 saat ağır vasıtalar geçebilecekler. Üçüncü köprünün tasarımında bir hedefimiz var, köprüyü aynı zamanda raylı sistemle birleştireceğiz. Bu yeni Kanal İstanbul Projemizle, hem İstanbul hem Türkiye, dünyada artık farklı bir konuma gelecek'' diye konuştu.

-KASTAMONU'YA YAPILAN YATIRIMLAR-
İstanbul'da nüfusu oranında bu yatırımları gerçekleştirirken, diğer 80 vilayeti asla ihmal etmediklerini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kastamonu, dönemimizde en büyük yatırımlara, en büyük hizmetlere şahit oldu. Kastamonu'da iktidarımız süresince 467 dersliğin yapımını tamamladık. Okullarımıza 7 bin 55 adet bilgisayar gönderdik. 2006'da Kastamonu'ya üniversite kazandırdık. Açtığımız Kastamonu Üniversitemizin bünyesinde 4 fakülte, 2 enstitü, 3 yüksekokul ve 4 meslek yüksek okulu hizmete girdi. 2009-2010 öğretim döneminde 500 yatak kapasiteli yurdu hizmete açtık.

Yapımına bizden önce başlanan sağlık yatırımlarının hepsini tamamladık, hizmete açtık. Merkez Devlet Hastanesi, Daday Devlet Hastanesi, Kadıdağı Trafik Hastanesini tamamladık. Tosya Devlet Hastanesi ek binasının yapımına biz başladık, süratle tamamladık, hizmete açtık. Uzman hekim sayısını 92'den 152'ye çıkardık. 2002 yılında 623 olan ebe ve hemşire sayısını 824'e çıkardık. Kastamonu Adalet Sarayını ve Taşköprü Adalet Sarayını tamamladık, hizmete açtık.''

TOKİ aracılığıyla Kastamonu'da bugüne kadar bin 696 konut uygulaması başlattıklarını, bin 372 konutu sahiplerine teslim ettiklerini belirten Erdoğan, 324 konutun yapımına devam ettiklerini söyledi.

2002 yılına kadar Kastamonu'da sadece 47 kilometre bölünmüş yol olduğunu belirten Erdoğan, ''Biz buna 8,5 yıl içinde 160 kilometre daha bölünmüş yol ilave ettik'' dedi.

-BAŞBAKAN'DAN KASTAMONU'YA MÜJDE-

Kastamonu ile ilgili bir de müjdesi olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Ilgaz Tüneli ile ilgili çalışmalarımız proje safhasında, 2012 yılı içerisinde yapımına başlamayı hedefliyoruz'' dedi.

1980'de yapımına başlanan Kastamonu Uzunyazı Havaalanını hizmete alma çalışmalarının süratle devam ettiğini kaydeden Erdoğan, ''2007 yılında Kastamonu'ya doğalgaz arzını sağladık. Hem sanayide hem de konutlarda doğalgaz kullanılıyor'' dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla Kastamonu'da aralarında Akşemsettin Camisi, Abdülcebbar Camisi, Ahmet Dede Camisi, Aşıklı Sultan Türbesi, Atabey Gazi Türbesi, Atabey Hanı'nın da bulunduğu 108 adet tarihi eserin onarımını gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, İstanbul'u ihmal etmedikleri gibi, Kastamonu'yu da ihmal etmediklerini, gece gündüz hizmet ürettiklerini, 12 Haziran'dan sonra bu hizmetlerin katlanarak artacağını ifade etti.

Çıraklık ve kalfalık döneminin ardından, ustalık dönemlerinde İstanbul'un da Kastamonu'nun da çok daha büyük hizmetlerle tanışacağını belirten Erdoğan, ''Tarihiyle, tabii güzellikleriyle Kastamonu inşallah sadece Türkiye'de değil, dünyada hak ettiği konuma yükselecek. Ben diyorum ki, istikrar sürsün, Türkiye büyüsün, istikrar sürsün Kastamonu büyüsün, istikrar sürsün İstanbul büyüsün. 12 Haziran, istikrarın tescillenmesi olacak ve Türkiye 81 vilayetiyle büyümesini sürdürecek'' diye konuştu.




Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.