gphaber

Erdoğan muhalefeti böyle şikayet etti!

SİYASET

Başbakan Erdoğan, Eşitlik Komisyonları Konferansı'nda konuşuyor

Başbakan Erdoğan, Eşitlik Komisyonları Konferansı'nda konuşuyor...

Demokrasi, insan hakları yeryüzüne eşit bir biçimde yansımadı. Bizler bir tezatlar çağını yaşıyoruz aslında. İlginçtir ki, iletişim teknolojileri sayesinde zıt kutupların birbirinden haberdar olduğu bir süreçten geçiyoruz. Batı'da evi, birkaç arabası, sosyal güvencesi olan, hipermarketlerden sepetlerin dolduran bir tüketici profili varken, doğuda kuyudan su çekip onu ısıtıp çocuklarına çorba diye içiren bir profil var. 

ADALETSİZLERE DİKKAT ÇEKTİ

Dünyanın bir kısmında çocuklarının eğitim, sağlık, sosyal güvenlik haklarını güvence altına alan bireyler varken, diğer yerde çocuklarının hayatından şüphe eden kesimler var. Gelir dağılımdaki eşitsizlik en fazla kadınları hedef alıyor. Dünyanın her yerinde kadınlar, şavaşın, törenin, terörürün, istirmarın, tacizin doğrudan hedefi oluyor. Çocukları kucaklarında katledilen, bebekleri mama bulamayan kadınlar, sadece biricik varlıklarını değil aynı zamanda geleceklerini kaybediyorlar.

Türk dış politikasında değişmeyen ilklerimiz var. Ayrım yapmadan kadın erkek, siyah beyaz, yoksul zengin ayrımı yapmadan. Barış, demokrasi hukuk istiyoruz.

TÜRKİYE DEĞİŞİMİ BAŞARIYOR

Son dönemde bölgemizde esen değişim rüzgarlarını da bu çerçevede izliyoruz. TC kurulduğu günden itibaren evrensel değerleri kendisine hedef olarak almıştır. Özellikle son 8 yılda hükümet olarak gerçekleştirdiğimiz reformlar dünyada ilgiyle izlenirken, bölgemizde örnek teşkil etmiştir. Bozulmadan değişmek mümkündür. Yerel değerlere sahip çıkarak değişmek mümkündür. İlhamını tarihinden, köklerinden alarak bunun üzerine gelecek inşa etmek mümkündür. Topluma sırtını dönmeden gelişmek mümkündür. İşte Türkiye böyle bir değşimin mümkün olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Tüm senaryolara karşın Türkiye değişim ve dönüşümü bir ruh olarak yakalamıştır.

VİCDANI KANATMADI

Tunus, Mısır, Bahreyn, Libya kaynarken, İsrail tekrar Filistin'i Gazze'ye vurmaya başlamıştır. Mısır'da kadın olmanın zorlukları modern dünyaın ilgisini çekmedi. Libya'daki dram ekranlara yansımamıştır. En önemlisi de Irak kadınlarının yaşadığı tarihi acı, Irak sınırını aşarak insanlığın vicdanını henüz kanatmamıştır. Türkiye'de de çocuğunu teröre kurban verenlerin sesi terörü malzeme yapanların sloganlarının ötesine geçememiştir. 

REKLAM AFİŞLERİNE KIZDI

Reklamlarda kadının kullanılması istismardan öte kadının taciz edilmesidir. Bununla birlikte kar elde etmek isteyen faşist, emperyalist bir zihniyet vardır. Buna karşı kadın ayaklanmışmıdır. Hayır. İstanbul'da bir reklamı otobüs duraklarında astırmadım diye medya bana saldırdı ama ben taviz vermedim. Bugün olsa başında bulunduğumuz hiçbir partinin belediyesinde buna izin verilmesine izin vermem.

Şunu herkes fark etsin. Filistin, Tunus, Mısır, Bahreyn'in kadınları da diğer tüm kadınlar gibi kadındır ve insandır.

Eğer ben Arap kadınıyla yan yana gelmem diyorsa bu kadına saygısızlıktır. ABD'de yıllarca siyah beyaz ayrımı vardı. Bunlar tarihte kaldı. Ama şimdi TBMM'de siyaset yapan bir kadın çıkıyor 'Ben arap kadınlarla bir araya gelmem' diyor. Bu ayrımcılık değil mi? Biz zenci de olsa Arap da olsa o kadınla yanyana gelir derlerini paylaşırız. Biz bunu yapmak durumundayız. Ve biz bunu yaparız. Çifte standart bumerang gibi döner bir gün gelir kendisini vurur. Çifte standart vicdanlarda yaralar açar.

BATIYA ÖNERİ

Batılı dostlarımıza doğu'ya ve güney'i bir daha gözden geçirmelerini tavsiye ederiz. Buraya bakınca sadece altın, petrol görenlerin artık biraz da vicdan gözlüğüyle buralara bakmalarını tavsiye ederiz. 

Biz Türkiye olarak AB üyeliği için yarım asırdan bu yana gayret ediyoruz. O günden bu güne kadar AB Türkiye'ye hiç samimi davranmadı. Ama biz sabırla, inatla bu yolculukta devam ediyoruz. Bize nasihatları şu:'Bunlar yerine gelirse olur' peki yerine gelmeyen ne ? Cevap yok. 27 ülkenin içinde Türkiye'nin standartlarını yakalamayan çok ülke var. Bir çok ülkeyi sollamış durumdayız. İsimlerini vermek durumunda değilim.

MÜSLÜMAN TÜRKİYE'Yİ İSTEMİYORLAR

Türkiye halkının büyük bir çoğunluğu müslüman olduğu için bunu yapıyorlar. AB'yi Hristiyan kulübü haline getirdiniz.

İlk defa Gümrük Birliği'ne alınan ama AB'ye üyeliği engellenen tek ülke Türkiye'dir. Türkiye'nin AB'ye üyeliği medeniyetler çatışmasına anti tez oluşturur. Uluslararası terörle ilgili büyük engelleri aşarız. Ama birileri bunu anlamamakta ısrar ediyor.

O birileri bizim tüm itirazlarımıza karşın Libya'ya müdahalede akılları karıştırıyor. Zihinlerde soru işaretleri oluşturuluyor. Bütün bu yaşanan süreç Türkiye'nin haklılığını ortaya çıkarmıştır. Türkiye NATO bu sorunu ele almış diye ısrar etmişse ve insani yardımda

LİBYA'YA KURŞUN SIKAN EL OLMAYACAĞIZ

Hiçbir zaman bizim askerimiz Libya'daki kardeşlerine kurşun sıkan el, bomba atan el olmayacak. Libya'ya petrol gözüyle değil, vicdan gözüyle bakılmasını istiyoruz.


Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.